Akil İnsanlar Heyeti'nden sağduyu çağrısı
15 10 2014 AA
Akil İnsanlar Heyeti'nde yer alan 24
kişinin ortak açıklamasında, "Bu süreçte her türlü şiddetin dışlanması,
çözüm sürecinin geleceği açısından zorunlu bir koşuldur" denildi.
Akil İnsanlar Heyeti'nde yer alan 24 kişi, Can Paker, Oral Çalışlar
ve Mehmet Uçum'un çağrısı üzerine, ülkede ve bölgede yaşanan
gelişmelerin ve olayların çözüm sürecine etkilerinin değerlendirilmesi
amacıyla "Çözüm Sürecine Sivil Katkı" başlıklı toplantıda bir araya
geldi.
Akil İnsanlar Heyeti'nde Doğu Anadolu Grubu Başkanı olarak
bulunan Can Paker'in başkanlığındaki toplantıya, Oral Çalışlar, Mehmet
Uçum, Vahap Çoşkun, Abdurrahman Dilipak, Öztürk Türkdoğan, Kadir
İnanır, Hülya Koçyiğit, Muhsin Kızılkaya, Sibel Eraslan, Ayhan
Oğan, Tarık Çelenk, Doğru Ergil, Kezban Hatemi, Abdurrahman Kurt, Fadime
Özkan, Mahmut Arslan, Etyen Mahçupyan, Ali Bayramoğlu, Avni
Özgürel, Nihal Bengisu Karaca, Yıldıray Oğur, Fatma Benli ve Levent
Korkut katıldı.
Toplantıda, çözüm sürecinin kararlılıkla sürdürülmesinin son derece
önemli olduğu, süreçte bir sivil iradenin aktif olarak devreye
girmesinin gerekli olduğu vurgulandı.
Heyetin, sivil iradenin parçası olmayı ve üzerine düşen
sorumlulukları yerine getirmeyi bir görev olarak kabul ettiği
belirtilirken, "Çözüm sürecinin devamlılığı bakımından çatışmasızlık
ortamının sürdürülmesinin bugünün en acil meselesi olduğunun"
altı çizildi.
Ortak açıklama
Heyetin yaptığı ortak açıklamada ise şu görüşlere yer verildi:
"Çözüm süreci, demokratik siyasetin esas olduğu bir bakış açısıyla
yürütülmelidir. Bu süreçte, her türlü şiddetin dışlanması, çözüm
sürecinin geleceği açısından zorunlu bir koşuldur. Çözüm sürecinde
bundan sonra atılacak adımların ancak kalıcı bir çatışmasızlık ortamında
karşılık bulacağı unutulmamalıdır.
Sürecin, kalıcı bir barışa dönüşmesi bu aşamada kalıcı çatışmasızlığı
güvence altına almakla mümkündür. Kalıcı çatışmasızlık, kamu düzeninin
korunması ve sürdürülmesi bakımından da belirleyici önemdedir.
Kalıcı çatışmasızlık, çözüm sürecinin gerektirdiği demokratikleşme
hamlelerinin gerçekleşmesinin de temel koşullarından biridir. Bu
süreçte, sadece muhataplar ve tarafların değil, sivil bir iradenin yer
alması da son derece önemlidir. Bu çerçevede, bu toplantıyı oluşturan
heyet olarak çözüm sürecine sivil katkı sağlamak için üzerimize düşeni
yapmaya hazırız. Türkiye'nin çözüm süreci, sadece Kürt vatandaşlarımızın
ve sadece belli bir bölgenin sorunlarını çözmek için değil, Türkiye
toplumunun demokrasi, hukuk ve barış esasları üzerine kurulacak
geleceğini inşa etmek bakımından tarihi bir öneme sahiptir.
Heyetimiz, üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmek bakımından
başta Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere, hükümetin ilgili üyeleri ve
Çözüm Süreci Kuruluyla görüşmeler yapmak için girişimde bulunacaktır.
Heyetimiz, Abdullah Öcalan'ın görüşlerinin kamuoyuna doğrudan
açıklanması bakımından görüşme çeşitliliğinin sağlanması için
girişimlerde bulunmayı kararlaştırmıştır. Yine Meclis'teki tüm siyasi
partilerle görüşme taleplerinde bulunulacaktır. Ayrıca heyetimiz,
sorunun muhataplarının yanı sıra sorundan etkilenen tüm taraflarla da
her türlü görüşmeye açıktır ve bu konuda gerekli girişimleri
yapacaktır. Heyetimiz, bu çalışmanın başlangıcında Akil İnsanlar Heyeti
içinde yer alan bir grup insandan oluşmakta ise de yapacağı her türlü
çalışmaya çözüm ve barış sürecine destek verecek sivil toplumun tüm
temsilcilerinin katılabileceğini de önemle vurgulamaktadır.
Çözüm sürecinde sivil inisiyatiflerin yerel ve ülkesel düzeyde
çoğalmasının ve yaygınlaşmasının sürecin selameti açısından gerekli ve
önemli olduğunun altını çizmekteyiz. Heyetimizin bundan sonraki
çalışmaları her aşamada kamuoyuyla paylaşılacaktır."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder